Bazen bizden daha büyük ve yüce bir şeyin varlığıyla sarmalandığımızı hissederiz; mesela yüce bir dağa bakarken ya da Medeniyetler Müzesi’ni gezerken içimizi bir hayranlık, ama aynı zamanda daha karanlık, daha ürkütücü bir his de kaplar; kendi varlığımızın ötesindeki bir gücün bilincine varırız. Böyle zamanlarda hissettiklerimize Lovecraft’ın bir cevabı vardır aslında: Kozmik Korku. İnsanın Yücelik karşısındaki acizliği, deliliğin sınırları ve hezeyanlar, üstelik çaresizliğin verdiği umutsuzluk varoluş sorunları arasındadır. Junji Ito’nun Uzumaki serisi işte bu Kozmik Korku kavramını bir bağlamda sarmalların yarattığı dehşetle yeniden işler. D’Silva’ya göre “Sarmallar esrarengizdir, belki de bu yüzden Jung’un ‘kozmik’ olarak tanımladığı türden yorumlara açık olurlar” (2022). Ito’nun Uzumaki serisinde önce tek tek sarmallara dönüşen kasabanın tamamı serinin sonunda adeta bu büyük girdap (sarmal girdap) tarafından yutulur. Tüm insanlar sarmala dönüşürken kaçacak bir delik kalmamıştır; bir tür kozmik güç onların bedenlerini ve benliklerini yutarak kendisinin birer küçük kopyası hâline getirir. Bu küçük sarmalların her biri dolaylı yoldan hem birbirlerine hem de karşı koyamadıkları o kozmik güce düğümlenmişlerdir artık.
Lovecraft’a göre tüm gerçek Kozmik Korku’nun temeli doğa kurallarının ihlal edilişinde yatar ve en büyük aykırılıklar ise her zaman en somut ve en tarif edilemeyenlerdir. Uzumaki’deki sarmallar tam da bu tanımın sözlük karşılığı gibidir; hem somutturlar hem de ne olduklarını kimse anlayamaz. Ito’nun kendisi de bir ropörtajında Lovecraft’tan kesinlikle etkilendiğini, onun gizemli öykülerinin yaratıcılığını tetiklediğini ve Uzumaki’deki sarmalların sonsuz bir döngüyü temsil ettiğini ifade eder (78 Magazine, 2006). Uzumaki’de Kozmik Korku’nun pek çok öğesi rahatlıkla gözlemlenebilir; deliliğe sürüklenmek, takıntılar geliştirmek, kaygılarla boğuşmak ya da kendinden yüce bir güce teslim olmak gibi.

Yücelik (sublime) kavramı sınırsız ve ölçüsüz bir baskın güç karşısında hem hayranlık hem de dehşet duyulan o güce teslim olmak olarak da tanımlanabilir. Uzumaki’deki sarmal karakterlerin karşısında tamamen güçsüz hissettiği ve ona teslim olduğu yüce bir güç olarak tanımlanabilir. Doğanın büyüklüğü ve anlaşılmazlığı karşısındaki çaresizlik yerini kabulleniş ve tam bir teslim edişe bırakır. Karakterler sarmala dönüşmeden önceki hayatlarının hiçbir önemi kalmadığını, gerçeğin sadece sarmalın kendisi olduğunu kavrar ve sarmalın gücünün muazzam büyüklüğü karşısında kendilerinin “sadece küçücük bir nokta” (De Cruz, 2023) olduklarını fark ederler. Korku edebiyatı açısından buradaki en ürkütücü nokta ise sarmaldan hiçbir şekilde kaçış olmaması, kaçtıkça ve reddettikçe karakterlerin sinir krizlerinin eşiğine sürüklenmeleridir. Ancak tam bir teslimiyetle zihinleri genişler ve huzura erer. Sarmalın etkisi altındaki insanlar tıpkı bir girdapta kaybolur gibi artık kendi kimliklerini tamamen kaybeder, bireysel varlıklarını ve zihinlerini yitirirler. Onlar da diğer karakterler gibi sadece sarmala ait olan, onun bir parçası olmaya çalışan ve sarmal tarafından benlikleri yutulan bir bütünün parçası hâline gelirler. Sarmalı her anlamlandırmaya çalışan ya da ona direnmeye gayret eden kişi sonunda başarısızlığa mahkûmdur çünkü bir kısır döngünün içine girmiştir. Bu kısır döngüden kurtulmanın tek yolu ise o kısır döngünün bir parçası olmaktır. Uzumaki 1’de Kirie karakterinin babası çömlekçilik yapmaktadır ve çömleklerini yaparken giderek sarmal şekiller yaratmaya saplantılı hale gelir (Ito, 2001). Sarmallardan başka bir şey yaratamaz hâle gelir ve her şeyiyle bu yüce gördüğü varlığa (sarmala) teslim olur. Sarmal o kadar yücedir ki, karşısında kendi varoluşu önemsizleşir.
Sarmallar hem en eski sembollerdendir hem de günlük hayatımızda her yerde fark edebileceğimiz türden şekillerdir. Günlük hayatta kolayca tanınabilen (ama neredeyse alışkanlıktan ve aşinalıktan ötürü çoğu insan tarafından yeterince üzerinde düşünülmeyen) yukarı doğru dönerek tırmanılan bir merdiven ya da yağmurdan sonra ortaya çıkan salyangozlar farklı boyutlarda ve dokularda sarmallardır. Ancak Uzumaki’deki sarmallar dahasını da temsil eder; hem sembolik takıntılar hem de gerçekten bedensel değişimlerdir. Bayan Saito sarmallardan kurtulmak amacıyla parmak izleri sarmallara benzediği için parmak uçlarını keser ve kulaklarındaki sarmal benzeri şekilden kurtulmak için de kulağını bıçaklar (Shail, 2019). Ito’nun buradaki aşırı eylem ve takıntılarla yapmak istediği şeyin sarmalların bir tür yeniden doğuşu gerçekleştirmesi için önce dehşet verici bir yıkıma sebep olması gerektiğini vurgulamak olduğu söylenebilir. Sarmallar hem cismen hem de varoluşsal olarak ürkütücü bir korkuyu temsil etmektedirler. Bay ve Bayan Saito madalyonun iki farklı yüzündedir. Bay Saito sarmallara hastalıklı bir takıntı geliştirip sonunda onlardan birine dönüştüğünde artık huzur bulur. Bayan Saito ise aksine sarmallardan kaçmak üzerine bir takıntı geliştirir ve kendi bedenine zarar verir (Ito, 2001). Nihai sonuç her iki karakter için de değişmez aslında; her ikisinin de bedeni takıntıları yüzünden deforme olur.

“Uzumaki’de sarmallar Lovecraft’ın tuhaf geometrik şekiller kullanmasına benzer bir biçimde, merkezi bir örüntü işlevi görür. Sarmallar temas ettiği her şeyi tahrif eden, bütün kasabayı deliliğe sürükleyen durdurulamaz bir kuvvettir” (Herm, 2024). Bu kuvvet sonsuz bir karadelik gibi sürekli devinim hâlinde olan bir çılgınlığı besler. Kasabadakilerin sarmallara dönüşmesi sadece bedensel bir çarpılma değil, aynı zamanda ve belki de daha sınırsız bir biçimde akıllarının yitirmelerine sebeptir. Ito’ya göre “insan bedeni dipsizliğin sembolüdür” (Palm, 2024). Ito da o “dipsizliğin” içine tıkabileceği kadar çok hezeyan, korku, vesvese ve delilik tıkar. Ito şöyle devam eder, “Karakterlerim arasında ortak bir özellik olduğuna inandığım şey, bağımlılıklarıdır; bu bağımlılık delilik ve psikozlara dönüşebilir” (Palm, 2024). Yine Saitolar’dan örnek vermek gerekirse Bayan Saito sarmalların kendisini takip ettiğine inanır, nereye baksa sarmal görür. Kendisini kesmeye varacak olan paranoyasının dipsizliğine yuvarlanır (Ito, 2001). Tıpkı Bayan Saito gibi Uzumaki’deki diğer karakterler de sarmallara karşı geliştirdikleri bağımlılıkla mücadele edemez ve kendi deliliklerinde boğulurlar. Dünyayla bağlarını kurmalarını sağlayan kimlik ve kişiliklerinin yerini “dipsizliklerindeki” delilik alır.
Junji Ito da tıpkı Lovecraft gibi korkunun çok katmanlı doğasından beslenir. İnsanın günlük korkularını varoluşsal korkulara dönüştürerek karakterlerindeki direnci kırar, tüm çabalarını boşa çıkarır. İnsanın varoluşunun küçüklüğünü ve önemsizliğini devamlı bir döngü hâlindeki sarmallarla ilişkilendirir. Normal şartlarda iyi hissettirecek huzur hissine sadece direncin kırıldığı ve sarmalların gücüne teslim olduğu anda kavuşur ve aslında korkunç olan da budur.
Hazırlayan: Fulya İÇÖZ NARLI
Kaynakça
78Magazine.(2006) https://web.archive.org/web/20141022184345/http://www.78magazine.com/issues/03-01/arts/junji.shtml
De Cruz, H. (2023). Cosmic horror and the philosophical origins of science fiction. Think, 22(63), 23–30. https://doi.org/10.1017/s1477175622000197
D’Silva, B. (2022, August 22). The ancient enigma that still resonates today. https://www.bbc.com/culture/article/20220318-the-ancient-enigma-that-still-resonates-today
Durrans, S. (2009). Of Spirals, Snakes, and Selves: Jayne Anne Phillips’s “Black Tickets.” Appalachian Heritage, 37(1), 30–42. https://doi.org/10.1353/aph.2009.a258528
Gupta, S., & Ray, D. (2023). ‘ . . . Miles of the rustling secret corn’: nature, cosmic and autonomy in American cosmic horror literature. Textual Practice, 1–18. https://doi.org/10.1080/0950236x.2023.2259347
Herm. (2024, October 22). The Horror World of Junji Ito: An Introduction. Longbox of Darkness. https://darklongbox.com/the-horror-world-of-junji-ito
Ito, J., & Itō, J. (2001). Uzumaki. Viz Media.
Lovecraft, H.P. “Supernatural Horror in Literature”.
Kristeva, J. (1982). Pouvoirs de L’horreur (English). Columbia University Press.
Shail, R. (2019), “Anxiety and Mutation in Charles Burns’ Black Hole and Junji Ito’s Uzumaki ”, Shail, R., Gerrard, S. and Holland, S. (Ed.) Gender and Contemporary Horror in Comics, Games and Transmedia (Emerald Studies in Popular Culture and Gender), Emerald Publishing Limited, Leeds, pp. 19-28. https://doi.org/10.1108/978-1-78769-107-020191004
The British Film Institute. (n.d.). BFI | Sight & Sound | The Best Music in Film. http://old.bfi.org.uk/sightandsound/filmmusic/detail.php?t=d&q=42
Palm, E. A. (2024, July 9). Fear still matters to Junji Ito. The Japan Times. https://www.japantimes.co.jp/culture/2024/06/29/art/junji-ito-manga-setagaya-exhbition/

Bir yanıt yazın